buyruk | net

Ebediyete ve Ötesine!

buyruk.net Tekrar Yayında

Yaklaşık 5, 6 gündür, tam olarak neyden kaynaklandığını bilmediğim bir şekilde blogum kullanım/erişim dışı kalmıştı. Araştırmalarım sonucunda bunun muhtemelen Coppermine Fotoğraf Galerisi’ni kullananların yaşadığı güvenlik ile ilgili bir açık nedeniyle kaynaklandığını tesbit ettim. Bir JPG dosyası gibi görünüp içinde kodlar barındıran bir dosyanın kendini PHP dosyalarına “include” olarak ilave etmesi ve bir şekilde de yayılması sonucunda bu problem baş göstermişti. Teşhisten sonra tedaviye geçip iltihaplı dosyaları temizleyip blogumu eski haline döndürmeyi başardım. Aynı zamanda dosyalar ile bu kadar çok uğraşırken Wordpress 2.5′e de yükselttim sistemi. Bu olayların arifesinde tasarımda bir değişiklik yapmayı planlıyordum. Hatta ara ara temayı değiştirerek yeni tema nasıl görünecek diye birkaç gün de o şekilde bırakıyordum. Ama şu an blog eski haline döndüğü ve tekrar erişime açıldığı için seviniyorum. (: Tasarım biraz bekleyecek gibi görünüyor…

Bu yazı toplamda 177, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Java Day ´08 - Java Günü ´08

Bir konferansa katılmayalı bayağı oldu sanırım, şöyle bir düşünüyorum da, Blog Konferansı’ndan sonra başka bir konferansa katılmadım bu da yaklaşık 3 ay demek. -Hafızam beni yanıltmadı.- Tam bu zamanda Ken sayesinde haberim oldu, Java Day ´08’den, yani Java Günü ´08’den. Konferans programı oldukça detaylı ve kapsamlı görünüyordu. Neredeyse 1 tam gün sürüyor ve aynı zamanda güzide mekanlardan Hilton’da yapılması planlanıyordu bu etkinliğin. Baktık ki koşullar gayet cazip, katılım formlarımızı doldurduk ve konferans gününü beklemeye başladık.

tamamını oku »

Bu yazı toplamda 424, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.

05 Nisan CSS Çıplaklar Günü

Artık öneminin, yararlarının tartışılmasının gereksizliği herkes tarafından kabul edilmiş olsa da CSS Çıplaklar Günü’nün 2. yıl dönümünde ben de katılıyorum. Haydi, CSS ortadan kaldırıldığında ne kadar çirkin bir tabloyla karşılacağımızı bir kez daha ortaya sermiş olalım. Bir günlüğüne, 05 Nisan’da sitemizdeki bütün CSS’leri devre dışı bırakalım.

tamamını oku »

Bu yazı toplamda 179, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Internet Nutzung

Internet, vor 10 oder 15 Jahren wusste fast niemand was Internet ist. Aber nun ist die Situation ganz anders. Ein 6-jahriges Kind oder eine 60-jahrige Frau weisst was das ist. Und das ist nicht nur so. Vielleicht können sie auch darstellen wie sie das Internet benutzen.

Zwischen 1995 – 1999 hat das Internet sich nicht so schneller verbreitet. Aber besonders in den letzten Jahren wurde es schneller und schneller. Und gemaß der Grafik, die von Allensbach, 2002 fertig gemacht wurde, hatten 51 von je 100 Haushalten in Deutschland einen PC. Im Jahr 2000 hat diese Zahl zu 57 und im Jahr 2001 zu 63 erhöht. Wenn es weiter so dauert, wird diese Zahl im Jahr 2005 87 sein. Wow, wirklich beeindruckend dass die Zahl nicht vom Arbeitsplatz, nur von den Hausen ist.

Internet-Nutzung hat auch viel verbreitet. 1999 haben 11 von je 100 Haushalten in Deutschland regelmäßig das Internet benutzt. Die Zunahme war höher als die erste Punkt, „haben einen PC“, 9 Prozent jedes Jahr. Deswegen war es 20 im Jahr 2000, und 29 im Jahr 2001. Wenn wir wieder eine Schätzung machen, finden wir die Zahl 65 für das Jahr 2005.

tamamını oku »

Bu yazı toplamda 231, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.

Yine bir Proje, Yeni bir Sunum

Bir dönemin daha sonuna geldik. Finaller dün sona erdi. Artık takvimimde bol bol basket ve tabii ki NBA finalleri var. Tabii bunlardan önce finaller süresince yaptıklarımdan biraz bahsedeyim.

Bu dönem aslında proje yönünden beklediğim kadar yoğun geçmedi. Daha ziyade ödevler vardı, onlar da genelde teorik bilgi üzerineydi ve neredeyse doğru dürüst kod yazamadan dönemi kapatmış olduk. Bu proje ve ödevler içinde belki de en önemli olanı “Yazılım Mühendisliği” (Software Engineering) dersi ve yıl sonu puanının %45′ini oluşturan dönem projesiydi. Proje “Robocode” üzerineydi. -di’li, geçmiş zaman kullanmak hoşuma gitti. Bazı şeylerin bittiğini, geride kaldığını daha bir belli ediyor sanki.- Robocode JAVA kullanılarak yazılmış bir platform, daha ziyade bir oyun aslında. Bir savaş alanı içinde belli sayıda savaş robotu (tankı) birbiriyle savaşıyor ve çeşitli kategorilerden aldıkları puanlar neticesinde galip belli oluyor. Biz de bu proje çerçevesinde kendi takımımızı oluşturup kendi robotlarımızı yazdık ve “Robolig”de diğer takımlarla karşılaştırdık/kapıştırdık. Sonuçta aldığımız netice itibariyle yıl sonu notumuza bir ilave yapmış olduk.

Şimdi geleyim sunuma. Bu Robolig’ten önce, herkes, bütün proje grupları, projelerini 5 dakikalık sunumlarla anlatacakları. Sunum puanlandırmasında “Giyim” de kayde değer bir yere sahipti, bu nedenle yine bir takımlı (takım elbiseli) -erkekler ağırlıkta olduğu için herhalde, direk olarak takım elbiseli deniliyordu- sunumla karşı karşıyaydık. Zaman sınırlaması olduğu için, sade, basit bir sunum hazırlamayı tercih ettik. Gece boyunca sunum tekniği, söylenecek sözler ve tabii ezber çalışıldı. Birkaç saat içinde her şey yerine oturmaya başlamıştı. Sunuma ilk önce ben başlayıp giriş yapacak ve ilk robotu tanıtacaktım, İzmail de diğer iki robotu anlatıp sunumu noktalandıracaktı.

Sunum sabahında herkes “takımlarını” giymiş, sırasını beklemeye başlamıştı. Derken sunumlar başladı. İngilizce olarak yapılmasına karşın, daha önceden ekonomi derslerinde de 2 kere aynı şey başımıza geldiğinden artık biraz tecrübeli sayılırdık. :p Sıra bize geldiğinde daha önceden planladığımız gibi başladık ve büyük bir aksilik olmadan da bitirmeyi başardık.

 

Software Sunum
     

Sanırım her sunum, iyi bir şekilde noktalandığında insana bir özgüven kazandırıyor. Bu da, bir şeyler biliyorum ve insanlar bunları öğrenmek için beni dinliyor, gibi bir temele dayanıyor herhalde. Şans bu ya, tam bu sunumdan birkaç gün sonra tesadüfen, bir blogda sunumlarla ilgili bir yazıya denk geldim. Başarılı bir sunumun anahtarlarını anlatan bu yazı en sonda bu işin erbaplarından bahsediyor ve bunu birkaç linkle örnekliyordu. Tabii hemen indirip izledim. Sxip Identity’nin kurucusu, CEO’su ve yönetim kurulu üyesi Dick Hardt’ın 2005 O’Reilly Open Source Convention’da Identity 2.0 üzerine yaptığı sunum gerçekten diğerlerinden farklı ve şu ana kadar görmediğim bir stilde, tarzda yapılmıştı. Sunumu merak edenler için Dick Hardt - OSCON 2005 (wmv formatında 23.18 MB) Biraz da Identity 2.0′dan bahsedeyim. Amacı, bir çevrimiçi/internet kimliği yaratmak, gerçek hayatta kim olduğunu internette de belirtip kanıtlayabilmek. Bunu yaparken de site/kurum merkezli bir yapı yerine daha ziyade birey merkezli bir yapı oluşturmak. Örneğin, Yahoo, Flickr gibi sitelere tek tek üye olmak yerine, Identity 2.0′ı destekleyen bir hesabınız olması ve bu hesaptan yine Yahoo, Flickr gibi hizmet sağlayıcılarından direk olarak faydalanma hakkına sahip olmak. Fikir güzel, Microsoft da bunun gibi mantıkla “Password” uygulamasını hazırlamıştı. Bakalım bu teknoloji ne kadar yaygınlaşabilecek? Her şeyi zaman gösterecek…

Bu yazı toplamda 182, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.