buyruk | net

to Infinity and Beyond!

WTA Championship Istanbul 2011 2. Tekler Yarı Finali: Victoria Azarenka vs. Vera Zvonareva

| Filed under Tenis

29 Ekim 2011 Cumartesi – Yarı Finaller Günü

3. Maç – 2. Tekler Yarı Finali: Victoria Azarenka vs. Vera Zvonareva: 6–2, 6–3

Azarenka grup maçlarının ilk 2’sini kazandıktan sonra sonuncusunu Bartoli’ye kaybetmişti ama yine de beyaz grubu 1. sırada tamamlamayı başardı. Zvonareva ise Kvitova’nın ardından kırmızı grubun 2.’si olup yarı finale çıkmayı hak kazandı. Kırmızı grupta sıralama çok ilginç oldu aslında. Kvitova zaten 3 maçın 3’ünü de kazanıp rahat bir şekilde 1. oldu. Ama Wozniacki, Zvonareva ve Radwanska hepsi 1 maç kazanıp 2 maç kaybettiler ve sadece averajla sıralandılar. Hatta 3’ü de 3 set kazanıp 5 set kaybettiği için, averaj set sayılarına göre değil de puan sayılarına göre sıralandı ve önde gelen isim Zvonareva oldu. Özetle 3 maçın sadece 1’ini kazanıp yarı finale çıkmak çok güzel bir duygu olsa gerek. 🙂

Anlaşılacağı üzere favori olan isim Azarenka’ydı. Maç boyunca da çok fazla zorlandığını söyleyemeyiz. Genel olarak önde götürdü ve kırdığı servislerle de 6-2 ve 6-3 gibi rahat skorlarla karşılaşmayı 2 sette kazanıp finale çıkmayı başardı. İlk sette 3 kere servis kırması bile tek başına Victoria’nın performansını anlatmak adına oldukça yeterli bir kriter. Vera ise maç içinde pek bir seri yakalayamadı ve daha çok Azarenka’nın hızını frenlemeye çalıştı, bunda da başarılı olamadı. Kendi servislerine de fazla tutunamadı ve turnuvadan yarı finalde elenmiş oldu. Özetle WTA Championship’te toplam 4 maç yaptı, sadece 1’ini kazandı ama adını yarı finalde elendi olarak yazdırabildi. 🙂  Yazının devamı için tıklayın

Bu yazı toplamda 4940, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 3

WTA Championship Istanbul 2011 1. Tekler Yarı Finali: Petra Kvitova vs. Samantha Stosur

| Filed under Tenis

29 Ekim 2011 Cumartesi – Yarı Finaller Günü

2. Maç – Tekler Yarı Finali: Petra Kvitová vs. Samantha Stosur: 5–7, 6–3, 6–3

Güne bir çiftler maçıyla başladıktan sonra sıra gelmişti tekler maçlarına. Hem bu maçın hem de bir sonraki Azarenka vs. Zvonareva maçlarının çekişmeli geçmesini bekliyordum. Özellikle Stosur, Eylül ayında Serena Williams karşısında Amerika Açık’ı kazandıktan sonra çok fazla gündeme gelmiş ve o finaldeki performansı çok fazla konuşulmuştu. Bu turnuvada da yüksek bir performans göstereceğini tahmin ediyordum. Diğer yandan Kvitova seneye Wimbledon’ı kazanarak başlamıştı ve tabii birçoklarını şaşırtmıştı bu çıkışı. Senenin geri kalanında tam olarak bu performansını sürdürdüğünü söylemek güçtü ama yine de turnuvaya 3. seribaşı olarak gelmeyi başardı. Buna ilaveten turnuvaya gelene kadar kariyerinde oynadığı bütün salon maçlarını kazanması da ayrı bir olumlu motivasyon kaynağıydı kendi adına. Tabii 1990 doğumlu bir tenisçinin kariyerinin çok uzun olmadığı aşikâr ama yine de %100’lük bir başarı da hiç gözardı edilebilir bir performans değildi.

Böyle düşünüldüğünde aşağı yukarı dengede gibi görünüyordu maç. Hatta Amerika Açık şampiyonluğu ve de tecrübesiyle Stosur’u daha önde görüyordum ben. Zaten Kvitova’ya karşı pek sempati beslemiyordum, sanırım hala da beslediğim söylenemez. Nedenini tam olarak bilemiyorum, belki garip ince cırtlak sesiyle attığı çığlıklar, belki de izleyenlerle çok cana yakın ve sempatik bir ilişki kuramaması. Sonuç olarak hem mantıken Stosur’u önde görüyor, hem de onun kazanmasını istiyordum.  Yazının devamı için tıklayın

Bu yazı toplamda 6241, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 4

WTA Championship Istanbul 2011 1. Çiftler Yarı Finali: Peschke – Srebotnik vs. King – Shvedova

| Filed under Tenis

29 Ekim 2011 Cumartesi – Yarı Finaller Günü

1. Maç – Çiftler Yarıfinali: Květa Peschke – Katarina Srebotnik vs. Vania King – Yaroslava Shvedova: 6-3, 6-4

Televizyonda sürekli tekler maçları verildiği için, sanırım bu maça kadar bir çiftler maçını baştan sona kadar izleme şansım olmamıştı. İzlerken birkaç kural değişikliği olduğunu fark ettim. Hatta çevremizdeki bazı seyirciler de benimle aynı durumdaydı, onlar da şaşırmıştı. Önce hakemin atlamış olabileceğini düşündük hep beraber (işte cehalet böyle bir şey) ama sonradan anladık ki çiftlerde bazı kurallar farklıymış. 🙂 Yanlış hatırlamıyorsam bunlardan birisi de “deuce – berabere”nin olmayışıydı. Oyun içinde skor 40-40’a gelse bile sayıyı alan direk kazanıyordu. Çok emin değilim ama sanırım böyleydi. Aradan 3 ay geçince haliyle bazı detayları hatırlamakta güçlük çekiyorum. :S

Çiftlerde rallilerin çok daha kısa sürdüğünü hatta karşılıklı yapılan vole ve smaçlarla zaman zaman iyice masa tenisi kıvamına geldiğini anladım. Bu da maalesef benim açımdan seyir zevkini düşüren bir faktör. Kimileri ama oyunun hızı artıyor, sürekli vuruşlar yapılıyor, maç daha zevkli bir hale geliyor dese de benim için çok fazla öyle değil maalesef. Her sporda olduğu gibi teniste de mücadeleyi, sahanın bir başından diğerine koşturmayı, karşılıklı yapılan vuruşlarla uzayan rallileri seviyorum. Mücadele ve rekabet hat safhada olmadan rahat etmiyorum kısacası. O nedenle çiftler tenisini çok fazla beğenmedim. Belki karışık çiftler olursa iş biraz daha eğlenceli hale gelebilir. Ama onun haricinde çok fazla zevk alabileceğim bir şey gözükmedi, kadın tenisinin en üst seviyesindeki maçları izlememe rağmen. Tabii bir de erkeklerin çiftler maçını izlemem lazım tam olarak bir kanıya varabilmem için. Böyle diyerek de ufaktan bir açık kapı bırakayım.  Yazının devamı için tıklayın

Bu yazı toplamda 4949, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 4

Bisiklet Günlüğü: 15 Ocak 2012 Pazar

| Filed under Bisiklet Spor

Dün hava oldukça kötüydü; yağmur, rüzgar sürüşü çok zorlaştırıyordu. Detaylar için -> Bisiklet Günlüğü: 14 Ocak 2012 Cumartesi. Bugün ise taban tabana zıt bir havayla karşılaştım. Kar, yağmur yerini güneşe bırakmıştı, rüzgar da meteor.gov.tr ölçümlerine göre dünün yarısından bile azdı. Yerler bile kurumuştu hatta. Ben de daha bir iştahla çıktım bu sefer yola. Doruk olmadığı için Garmin de bendeydi, bu da detaylı veri de alabileceğim anlamına geliyordu.

Dün kimsecikler yoktu ortalarda, bugün de güneşi gören gelmiş gibiydi. Rahatlıkla yüzden fazla insan vardı, hatta yüzlerce bile diyebilirim. Bu da tabii aslında sürüş koşullarını zorlaştıran başka bir faktör. Çünkü vatandaşlarımız kendilerinde bisiklet yolunda yürüme, köpeklerini bisiklet yolunda gezdirme, çocuklarıyla, bebekleriyle bisiklet yolunda oynama hakkını gördüğü için, sık sık fren yapmam, hatta durmam gerekti, bu da tempomu bozdu.

Yine de standart rotayı uzatıp 20 km’nin üstüne çıkabildim. Arada trafiğe girmem de gerektiği için orada da hızım ve kadansım düştü tabii ki. Bu sürüş verilerine de yansıdı haliyle. Detaylar aşağıda. Devamı için tıklayın

Bu yazı toplamda 5206, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 2

Bisiklet Günlüğü: 14 Ocak 2012 Cumartesi

| Filed under Bisiklet Spor

Tartışmasız bu kışın en zor koşullarıyla boğuştuk. Boğuştuk diyorum, çünkü bu sefer Doruk da vardı. Hava sıcaklığı sanıyorum 1-2 derece civarlarındaydı. Yerler zaten bir gün öncesinden ıslak ve de yer yer su birinkintileriyle kaplıydı, yağmur ise şiddetli bir şekilde yağmaya devam ediyordu. Sürüş sonrası eve döndüğümüzde de zaten yağmur kara çevirdi. Bu bile zaten havanın sıcaklığını tasvir etmeye yeten bir husus zannımca.

Geçen haftalarda sahildeki bisikletli sayısının oldukça azaldığından bahsetmiştim, hava kötü devam ettiği sürece de kolay kolay artacak gibi görünmüyordu. Bunun yanında koşu yapmaya devam edenler halâ mevcuttu. Ama işte dün onlar bile büyük çapta evlerindeydi, sadece 5-6 kişiye denk gelebildik spor amaçlı sahilde bulunan. İşin garibi bunlardan birisi de Beran‘dı. Zaten söylemişti sahilde koşular yaptığını ama hiç denk gelmemiştik. Bu yıpratıcı günde denk gelmemiz enteresan oldu. Havanın soğuk olmasından ötürü, çok fazla soğumamak için fazla muhabbet edemeden antrenmanlarımıza devam ettik. Yalnız çok fazla dışarıyı incelemeden evden çıkmış sanırım, çünkü şortla gelmişti. Umarım ben bu satırları yazarken boğaz ağrısı, yüksek ateş vs. ile boğuşmuyordur. 🙂 (more…)

Bu yazı toplamda 5402, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 12