buyruk | net

to Infinity and Beyond!

Bisiklet Günlüğü: 08 Ocak 2012 Pazar

| Filed under Bilgisayar Spor

Bu sefer standartlaşmaya başlayan düzenin dışına çıkmak durumunda kaldım ve Cumartesi bisiklete çıkamadım. Çünkü sele üzerinde olmam gereken saatlerde, kutsal bir görev için Maltepe Üniversitesi Marmara Eğitim Köyü’nde bulunuyordum. Sabahın 08:30’undan, öğleden sonra hatta akşam 16:00’a kadar. Evet geldiğimde ise saat daha da ilerlemişti haliyle. Gerçi yine de çıkabilirdim ama Pazar sabahı bir finalimin daha olması, bu seçeneğin de önünü tıkamış oldu.

Neyse ki Pazar günkü sınavım öğlen saatlerindeydi ve sınavdan çıkınca vakitlice eve varabildim. Hemen hazırlanıp düştüm yollara bisikletle. Bu sefer Doruk yoktu, tek başıma pedallayacaktım.

Hava yine soğuk seyrini devam ettiriyordu, 2-3 derece civarlarındaydı. Buna ilaveten birkaç gündür ara ara yağan yağmur da devam ediyordu. Bu da tabii bütün yolların sayısız su birikintisiyle kaplı olmasına ve de sürüş boyunca da yağan yağmur nedeniyle ıslanmaya devam edeceğim anlamına geliyordu. Bundan önceki birkaç hafta yerler ıslaktı ama yağmur fazla yağmıyordu, bu sefer ise iki etken ile beraber boğuşmak durumundaydım. Tabii havanın soğukluğu ve de rüzgarın optimistleri denize dökecek kadar etkili olması da olumsuz etkenler karesinin 3. ve 4. köşelerini oluşturuyordu.

Bu şekilde dolandım yine Fenerbahçe – Bostancı sahil yolunda. Yine beni şaşırtıcak derecede sayıda insan vardı. Evet belki hepsi spor yapmıyordu ama yine de havaya pek fazla aldırış etmeden sahile gelmişlerdi. Yine tebrikler. Aşağıdaki fotoğrafta bu insanlardan birkaçını görebilirsiniz. Hoş bu karede gözükenlerin pek fazla spor kaygısı var gibi durmuyor ama olsun. 🙂

Ben de fazla bir sıkıntı yaşamadan klasikleşen minimum rotayı tamamladım ve dönüş yoluna geçtim akabinde. Burada yine bahsetmeden geçmek istemediğim küçük bir enstantane ile karşılaştım; sürüş verilerine geçmeden ona da değineyim kısaca.

Geçtiğimiz Aralık ayında Her Şey Minikken Başlar başlıklı bir yazı yazmıştım. Okumamış olanların bir göz atmasını tavsiye ederim. Yazının özü başlıktan da anlaşılacağı gibi “Ağaç yaş iken eğilir.” atasözüyle paralel. Buna ilave olarak benim vurguladığım nokta ise her zaman en iyi yetiştirme yönteminin sürekli korumak, kollamak ve olumsuz koşullardan hep uzak tutmak olmadığı, aksine küçük yaşlarda bile çocuklarımızı çeşitli zorlu koşullara alıştırmamız gerektiği. Tabii memleketimizde çoğu zaman bunun tersi bir işleyiş var. Çocuklar hep ebeveynlerine bağımlı ve muhtaç olacak şekilde yetiştiriliyor ve büyük çoğunluk üniversite çağına geldiği zaman hayatla bir nebze olsun tanışabiliyor, tabii o da ailesinden ayrı bir şehirde okumak durumunda kalırsa.

İşte hali hazırda böyle düşünüyorken, sahilde pedal çevirmeye devam ediyordum ve girişte bahsettiğim gibi hava koşulları oldukça kötüydü ama uzaklardan iki küçük çocuk gördüm, birisi küçücük bisikletine binmeye çalışıyor, diğeri de scooter üzerinde durmaya gayret gösteriyordu. Yanlarında şemsiyeleriyle kendilerine yardımcı olmayan çalışan iki yetişkin de vardı tabii ki. Oldukça şaşırmıştım, insanımızdan böyle bir şey beklemiyordum sonuçta. Yanlarına yaklaşmamla şaşkınlığımın boş yere olduğunu idrak etmem uzun sürmedi; zira arkadaşlar yabancıydı.

Böyle hava koşulları gibi basit ve doğanın parçası olan etmenler her ne kadar olumsuz olsa da kolay kolay kendilerinin önüne çıkmasına, kendilerini engellemesine izin vermiyorlar insanlar. Bence de olması gereken bu, zaten bu nedenle ben de o esnada sahilde sele üzerindeydim. (: Keşke o an hareket halinde olmasaydım da fotoğraflarını çekebilseydim.

Gel gelelim verilerime:

Mesafe: 14.76 km
Süre: 59:55
Hareket halindeki süre: 53:13
Ortalama hız: 14.8 km/s
Hareket halindeki ortalama hız: 16.6 km/s
Maksimum hız: 36.2 km/s
Toplam yokuş: 74 m
Toplam iniş: 71 m
Tahmini yakılan kalori: 608 C

Yukarıdaki rakamlara şimdi de 4 grafik ekleyelim.

1) Zaman / Hız Grafiği

Burada 41:40 civarlarında başlayan hızdaki sabit düşüşü pek anlayamadım. Diğer grafiklerle beraber bakınca muhtemelen trafik ışıklarında beklediğim zamanlardan birine denk geldiğini tahmin edebiliyorum. Ama nasıl bu kadar sabit hızla olmuş pek çözemedim gerçekten.

2) Mesafe / Rakım Grafiği

3) Zaman / Nabız Grafiği

Ortalama nabız: 141
Maksimum nabız: 162

Bir önceki sürüşümle (Bisiklet Günlüğü: 01 Ocak 2012 Pazar) ortalama nabzım tamam aynı çıkmış – 141, tam bir istikrar. 🙂

4) Zaman / Kadans Grafiği

Bisiklet dünyasına uzak insanlar için kadansın tanımını yapmak gerekebilir. Sanırım kendisini “dakikada çevrilen pedal turu” olarak tanımlasak yanlış olmaz. Dakika kısmı tabii ki ölçmek istediğiniz birime göre farklılık gösterebilir ama evrensel olarak yaygın şekilde kullanılan rpm yani tur/dakika’dır.

Ortalama kadans: 84 rpm
Maksimum kadans: 104 rpm

Bu da yine geçen sürüşle oldukça paralel, ortalamayı birkaç kadans yükseltebilmişim sadece, ama şu haliyle zaten yeterli bulduğum bir değer.

Yazımızı da her zaman olduğu gibi fotoğraflarla noktalayalım.

 

Bu yazı toplamda 3859, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *