buyruk | net

to Infinity and Beyond!

Toy Story – Oyuncak Hikayesi

| Filed under Sinema & Televizyon

Bu animasyonu bir şekilde parça parça görmüş, kısmen izlemiştim, ama tam anlamıyla adam akıllı izleyebilmek bugünlere kısmetmiş. Belki de bu aralar biraz fazlasıyla taktığım IMDB’nin en iyi 250 film listesinde de yer görünce tekrardan hatırladım yakın zamanda izlemem gerektiğini. Kısa bir süre sonra da buldum kendimi filmin karşısında.

1995 yılında yapılmış olması da ayrı bir husus. Günümüzde animasyon denilince akla ilk gelen isim olan Pixar’ın baraşılı ilk eseri Toy Story. Adı geçmişken Steve Jobs’ı da buradan tebrik etmek istiyorum. Yaklaşık 1 ay kadar önce Stanford Üniversitesi’nin mezuniyet törenindeki 15 dakikalık konuşmasını izlemiş ve oldukça keyif almıştım. Hatta Pixar’ın başındaki ismin kendisi olduğunu da o aralar öğrenmiştim ve kendisine olan saygım daha da artmıştı. Şimdi bildiğim kadarıyla Pixar’ı Walt Disney satın aldı, ama halâ yönetim kurulunun başındaki isim Steve Jobs. Pixar’ın her ne kadar Incredibles, Cars gibi son dönem animasyonlarını izlediğimizde, eskiye oranla oldukça iyi mesafe kat ettiklerini anlasak da, bu Toy Story’nin zamanın üzerinde olduğunu gerçeğini değiştirmiyor, bunu da belirtmeden geçmek istemiyorum.

İsminden de anlaşılabileceği gibi oyuncukların dünyasına ortak oluyoruz filmde. Kovboy Woody ve astranot/uzay bekçisi Buzz LightYear ana karakterlerimiz. Andy adlı çocuğun odasındaki oyuncakların dünyası gerçekten büyüleyici. O kadar yönden beni etkiledi ki saymam biraz zaman alacak sanırım. Oyuncakların doğum günü, noel gibi zamanları hüzünle beklemeleri, Andy’ye gelecek yeni hediyelerle bir kenara itileceklerini düşünmeleri, bunu “canlı yayınla” dinlemeleri gerçekten çok güzeldi. Arada da devamı geldi küçük nüktelerin. Örn: Mr. Potato Head’den Pocasso. Tek kelimelik bir espri ama yine bence yerindeydi. Sonrasında korkulanın başa gelmesiyle Woody’nin Andy’nin favori oyuncağındaki rolünü yitirmesi, bunun peşinden, kıskançlık ve intikam planları, bunların da karşılığının diğer oyuncaklar tarafından verilmesi hikayenin ana hatlarını oluşturuyor. Yine şimdi aklıma gelen Buzz’ın kutudan çıktıktan sonra kendisini uzayın koruyucusu gibi görmesi, sürekli “merkezle” irtibata geçmeye çalışması, hatta “fanusu” açıldığında endişelenip öleceğini sanması eğlendiren, güldüren birçok ayrıntıdan birkaçıydı.

Tom Hanks ve Tim Allen’nın seslendirmeleriyle ayrı bir güzellik kattığı, belki de animasyon furyasının ilk başarılı temsilcisi Toy Story, Oyuncak Hikayesi, benim gözümde türünün de en iyisi. TO INFINITY AND BEYOND!

Bu yazı toplamda 10668, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *