buyruk | net

to Infinity and Beyond!

Fenerbahçe Kadın Basketbolunda Ani Değişim Rüzgarları – Bölüm 2

| Filed under Basketbol Spor

Bu Avustralyalı güzel kızımız, Diana’nın başına gelen bu kötü ve sevimsiz tecrübeden kendini sorumlu tutmaya başlamıştı. Çünkü Diana’nın Fenerbahçe’ye gelişinde en büyük rol ve etki muhtemelen kendisinden gelmişti. Bir maç sonrası denk gelen doping testi için numune vermek istememiş, testlerin güvenilir şekilde yürütülmediği konusunda ciddi çekinceleri olduğunu açıkça dile getirmişti. Böyle olunca numunelerin Köln’de bir laboratuarda inceleneceği söylenip kendisi ikna edilmiş, bu şekilde doping testine girmeyi kabul etmişti.

Ama bundan sonra Penny hiç eskisi gibi olmadı. (Böyle diyince eski Türk filmlerinden sahneler aklıma geliyor.) Ve bir iki maç oynadıktan sonra, ailesinin zor günler geçirdiğini ve sağlık problemleri yaşadığını ve böyle bir durumda hayatındaki önceliğin basketbol olamayacağını söyleyerek takımdan ayrıldı ve ülkesinin yolunu tuttu. (Belki de Amerika’ya gitmiş olabilir, bu konuda çelişen yazılara denk geldim.)

Genel anlamda anlamadığım konulardan birisi de bu. Evet oyuncunun mantıklı ve kabul edilebilir açıklamaları olabilir veya kulüp olarak ikna olmamış olabilirsin ama oyuncunun bu şekilde bir mazeret öne sürüp sezonun ortasında maçlar devam ederken çekip ülkesine gitmesini anlayamıyorum maalesef. Hani burada kontratların hiç mi bir yaptırımı yok gerçekten merak ediyorum. Tabii eğer Fenerbahçe ile anlaşmışsa karşılıklı feshedilmiş olabilir ama yine maçlar devam ederken sezonun ortasına gelmemişken böyle bir lüksümüz hem bizim yok hem de oyuncunun aslında.

Bu haberi okuyordum ve içimdeki tam bir burukluk oluşuyordu ki bir baktım, bir sonraki haberde Penny’nin yerine yeni bir transfer bile yaptığımız yazıyor. Anete Jēkabsone-Žogota. Letonyalı oyuncu aslında guard mevkiinde oynuyor. Yani bundan sonrasında Anete’i 2, Angel’ı ise 3 numarada oynayacağı ortaya çıkıyordu. Anete de Spartak Moskova’nın 2009 – 2010 yılı Euroleague şampiyonu olan kadrosunda yer alan tecrübeli bir oyuncu. En başından beri bahsetmeye çalıştığım da bu aslında. Transferler 1 belki 2 gün içinde gerçekleşiyor ve de hani sadece transfer olsun diye yapılmış transferler değil. Gerçekten başarılı ve takıma kısa sürede uyum sağlayabilecek transferler.

Takımın en önemli görülen 2 parçası daha sezonunun ilk yarısı bitmeden değişmişken, umutlar aslında biraz körelmişti. En azından ben biraz umutsuzluğa kapılmıştım açıkçası. Ama gerçekten hem ligde hem de Avrupa’da performans hep en üst seviyede kalmaya devam etti. Artık düzenimizi bulduk bundan sonra takım daha çok birbirine kenetlenecek, alışacak ve paylaşım üst seviyeye çıkacak diye beklerken yine bir transfer haberiyle daha neredeyse artık olağanlaşan şaşkınlığım tazelendi.

Bu sefer Anna Vajda’nın sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilmişti. (Fenerbahçe resmi sitesinde yazan habere göre. ) Ve artık siz de alıştınız biliyorum. Hemen biraz daha dolandım sitede ve aradığım haberi buldum. Tammy Sutton-Brown tekrar Fenerbahçe’de. Geçen sene de şampiyonluk kadromuzda olan Tammy ile yeniden anlaştığımız açıklanıyordu böylece. Haberin kaynağı ise yine resmi sitemiz. Habere buradan ulaşabilirsiniz: Tammy Sutton-Brown yeniden Fenerbahçe’de.

Kısacası sezonun ilk yarısı henüz tamamlanmışken 3 yabancımızı değiştirmiş durumdayız. Ama ligde sadece ilk maçta aldığımız bir mağlubiyet var, Avrupa’da ise yenilgisiz yolumuza devam ediyoruz. Umuyorum devamı da bu şekilde gelir ve de şampiyonluklara koşarız.

* Penny Taylor fotoğrafının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz: Kaynak

Serinin ilk yazısı için lütfen buraya: http://buyruk.net/blog/fenerbahce-kadin-basketbolunda-ani-degisim-ruzgarlari-bolum-1/

Bu yazı toplamda 6305, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 1

Fenerbahçe Kadın Basketbolunda Ani Değişim Rüzgarları – Bölüm 1

| Filed under Basketbol Spor

Takip eden ve ilgilenen herkesin bildiği gibi kadın basketbolunun LeBron James’ı olarak gösterilen Diana Taurasi sezon başında Fenerbahçe’mize transfer olmuştu. Bu gerçekten çok önemli bir transfer ve başlı başına büyük bir olaydı. WNBA şampiyonluğu, MVP’liği yaşamış olması bir kenara Euroleague’de de son 4 senedir takımını zirveye taşıyordu.

Euroleague’de sayı krallığında zirvedeydi, takım ligde ve Avrupa’da başarıyla ilerliyordu ama hiç beklenmedik bir gelişmeyle sarsıldı basketbol camiası. Önce herhangi bir açıklama yapılmadan Diana birkaç maçta takımdaki yerini almadı. Sakat olduğu, tedavi olmak için Amerika’ya gittiği söyleniyordu, ancak keşke sakat olsaydı dedirtecek bir gelişme yaşadık maalesef. Maç sonrası yapılan idrar tahlilinde WNBA’de yasak olmayan fakat Avrupa basketbolunca kabul edilmeyen bir maddeye rastlandığı söylendi. Bunun resmi olarak açıklanmasından sonra Fenerbahçe Taurasi’nin sözleşmesini feshetti.

Bu olayın beni çok üzdüğünü söylememe gerek yok sanırım. Takımı gerçekten iyi yerlere getireceğini, taraftarın sevgilisi olacağını düşündüğüm bir oyuncuydu. Hatta o şekilde olmaya başlamıştı bile. Ama maalesef daha birkaç ay geçmişti ki yukarıda bahsettiğim olay gerçekleşti. Ve bundan sonra beni her defasında daha da çok şaşırtan transferler gerçekleşmeye başladı.

En çok şaşırdığım nokta da transferlerin bu kadar çabuk gerçekleşiyor olmasıydı. Daha takımdan bir oyuncunun ayrıldığı açıklanıyorken, daha bu haber bile tazeliğini koruyor, sitelerde ve gazetelerde haber olmaya devam ediyorken, yerine başka bir oyuncuyla anlaşıldığı, hatta oyuncunun sağlık kontrolleri için İstanbul’a geldiği bile söylenebiliyordu.

Bu değişim rüzgârı da Diana Taurasi’nin gidişi ve yerine Angel McCoughtry’nin gelişiyle başladı. Söylenene göre Taurasi’nin boşluğu ancak bu şekilde doldurulabilirdi. Angel 1986 doğumlu ve geçen senenin WNBA yılın çaylağı. Kendisini hatırlamak isteyenler, grup maçlarında Macaristan’da oynadığımız MKB Euroleasing maçının istatistiklerine bakabilirler. EuroleagueWomen Kısacası 15/19 saha içi ve 7/8 serbest atış isabetiyle potamıza tam 39 sayı göndermişti. Sanırım bir önceki bahsi geçen yorumda bir gerçeklik payı var.

Kendisini sonradan izlediğimde de gördüğüm gerçekten atletik, çevik ve topla birlikte çembere rahat giden bir oyuncu profili çizmişti. Şu ana kadar da takıma uyum sağladığı ortada. Umarım bu şekilde devamı gelir.

2. ani transfer haberimiz ise maalesef Penny Taylor ile ilgili. 2 senedir tam anlamıyla taraftarın sevgilisi olmayı başarmış, bu sene de özellikle Taurasi’nin oynamadığı maçlarda tam anlamıyla takımını sırtlamıştı. Takımı sürekli galibiyete taşıyan performanslar ortaya koyuyordu. Hatta ligin ilk yarısında kendi sahamızda oynadığımız Galatasaray maçının büyük çoğunluğunu geri götürdükten sonra takım Penny’nin ateşlemesiyle kendine gelip rakibini durdurup öne geçmişti. Hattanın da hattası, yukarıda değindiğim Angel’in 39 sayı attığı maçta Penny de 37 atmış, o maçta da geriden gelip maçı kazanmayı bilmiştik…

Serinin devamı olan 2. yazı için lütfen buraya: http://buyruk.net/blog/fenerbahce-kadin-basketbolunda-ani-degisim-ruzgarlari-bolum-2/

Bu yazı toplamda 2534, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 1

Blake Griffin’den İnanılmaz Bir Kariyer Başlangıcı

| Filed under Basketbol Spor

NBA sezonu açılalı 2 ayı geçmesine rağmen Blake Griffin ile ilgili bir yazı yazamadığımın farkındayım. Bir rookie için bu böyle bir cümle söylenir mi? Evet söylenir, söz konusu Griffin olunca.

Haftada 1 hatta ayda 1 bile bir maç izliyor veya özet görüntülere bakıyor olsanız bile, Blake Griffin’i görmemiş olma olasılığınız neredeyse 0. Bu 1989 doğumlu insan evladı 2009 draftında Clippers tarafından 1. sırada seçilmişti. Ama geçen sezonu sakatlığından dolayı hiç oynamadan geçirmek durumunda kaldı ve kariyerine 2010-11 sezonuna başlamış oldu. Ama hakikaten de nasıl bir başlangıç. Mükemmel zıplama ve smaç yeteneğinin haricinde fundamentalı, çabukluğu ve gücüyle her maç farkını ortaya koymaya başladı.

4 numara pozisyonu için birçok oyuncudan hızlı ve çevik ve bir o kadar da güçlü olduğu için atletik ve şutör uzunların haricinde dışarıdan şutu olmayan, kalıplı, içeriden oynamayı seven uzunlara karşı da savunmada herhangi bir sorun yaşamıyor Griffin. Aynı zamanda bu gücünü ve çevikliğini hücumda çok etkin kullanıp hemen çemberin dibinde bitebiliyor. Ayak oyunları çok başarılı ve aynı zamanda aldatıcı. Bu sayede birçok savunmacıya karşı da avantaj sağlamasını da başarıyor.

Sezon başında bir iki maçta izledikten sonra bu sezonki favori oyuncum olduğuna karar vermiştim aslında. Bunun üzerine sonraki dönemde gelen smaçlarıyla beraber popülaritesi şu an iyice tavan yapmış durumda.

Tabii ki çok fazla söylenecek söz ve yazılacak yazı var ama daha detayına şimdi girmek istemiyorum. Yeteri kadar araştırma yapıp birikimimi oluşturamadım henüz. Şimdilik Blake Griffin’in şu anki sezon ortalamalarına ve diğer birkaç istatistiğe göz atıp videomuza geçelim.

  • Maç başına sayı ortalaması: 22.8
  • Maç başına ribaunt ortalaması: 12.9
  • Maç başına asist ortalaması: 3.5
  • Ribaunt krallığında 4.
  • Double-double sayısında 2.
  • Efficiency-rating’de 2.
  • Toplam serbest atış girişiminde 3.

Daha yazılabilecek bir sürü istatistik var elbette ama bunlar en çok göz önünde olan ve en etkileyici olanları. Herhangi bir yanlış anlama olmaması için de tekrar hatırlatmamı yapayım: bunlar rookie sezonu istatistikleri. J

Aşağıda göreceğiniz video sadece Griffin’in Kasım ayında yaptığı smaçları içeriyor. Evet, tahmin ettiğiniz gibi o kadar çok ve o kadar heyecan verici smaçları var ki ay ay Top 10 Griffin Dunks videoları hazırlamak çok kolay. NBA.com da böyle yapmış zaten. Ve huzurlarınızda Kasım ayının Blake Griffin imzalı 10 smacı:

2011 All-Star hafta sonunda Sprite Slam Dunk yarışmacılarından birisi olacak aynı zamanda kendisi. Tahmin etmek zor olmadı değil mi? 🙂

* Blake Griffin’in fotoğrafının orijinalini http://commons.wikimedia.org/wiki/File:BlakeGriffin.JPG adresinde bulabilirsiniz.

Bu yazı toplamda 3637, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 2

Boston Celtics Soyunma Odasında Shaqness

| Filed under Basketbol Spor

Sanırım pek fazla düşünmeme gerek yok, evet NBA’de belki de tüm profesyonel sporlar içerisinde en sevdiğim, en sempatik aynı zamanda yaratıcı oyuncu Shaquille O’Neal! Bu Shaq Vs.’tan bile belli. Böyle bir “reality show”u Shaq’tan başka kimse de yapamazdı, beceremezdi, olmazdı.

Bu sefer yine bir Shaqness ile karşımıza çıktı Shaq. Bu sefer Boston Celtics soyunma odasındayız. Maç öncesi maça hazırlanıyor basketbolcular. Bir muhabir geliyor ve Shaq’a mikrofon uzatarak, hakemler hakkında verdiğin demeçlerden dolayı 35,000$ ceza aldın diyor ve demesine kalmadan Shaq bunu abartarak soyunma odası içinde koşturmaya başlıyor bile. Hatırlatalım, Noel günü oynanan ve Boston Celtics’in Orlando Magic’e kaybettiği maçta Shaq 13 dakikada 6 faul olarak oyun dışı kalmış ve maçtan sonra da hakemler hakkında çok da kibar olmayan bir demeç vermişti.

Why (Neden) diyerek soyunma odasında dolanırken o arada ayakta olan Kevin Garnett’e sarılıyor ve beraber yere düşüp yuvarlanıyorlar. Bu arada Garnett’in sakatlanmaması kendi adına bir şans tabii ki J Arada Paul Pierce’ın bacağından tutup ona da sataşıyor. Sonra da yine Why, Why, Why eşliğinde dolanıp soyunma odasında kendi formasının durduğu bölümüne geliyor. 36 numaralı formasının yanında da 86 numaralı Semih Erden forması duruyor ve tabii ki Semih de orada yerinde oturup hazırlanıyor! Ve burada bizi en çok gülümseten sahne yaşanıyor, Shaq Semih’in kolundan tutup, “Semih, Selamun Aleykum, baba” diyerek soyunma odasındaki 2 dakikalık şovunu tamamlıyor.

Shaq her zamanki gibi beni kırıp geçirdi ve bu adamı bu yüzden seviyorum ben de. 38 yaşında birinden böyle bir şeyi hiç beklemezsiniz ama bu adam bunu yapıyor ve hiçbir şekilde “Bu yaşta bir adama bu yakışır mı hiç?” diyemiyorsunuz bile, işin de güzelliği burada.

Ama olayın bir de bizim açımızdan biraz daha farklı bir boyutu da var. Semih Erden! Son dönemde bazı maçlarda süre alamasa da soyunma odasında görüyoruz bu çocuk Kevin Garnett ile Paul Pierce ile Ray Allen ile, Shaquille O’Neal ile hatta Rajan Rondo ile aynı soyunma odasında, beraber seyahat edip beraber maça hazırlanıyorlar, beraber antrenman yapıp maçta aynı formayı giyiyorlar! Bravo Semih! Ama lütfen devamı gelsin, bu çok az insanın sahip olabileceği bir şans ve lütfen bunu iyi değerlendir! Her zaman yanındayız!

Bu yazı toplamda 3306, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 2

Where Tyreke Happens

| Filed under Basketbol Spor

Yer: ARCO Arena
Tarih: 29 Aralık 2010
Maç: Memphis Grizzlies @ Sacramento Kings

Maçın sonunda salondaki seyircilere iki uç duyguyu yaşattı bu takımların oyuncuları. Tabii ki bu duygular hüzün ve sevinç. Bu kadar kısa sürede böylesine uçlara çıkıp inmek belki pek sağlıklı değil ama kendi adıma konuşacak olursam böyle şeyler kesinlikle oyuna heyecan katıyor ve parkelerde sık sık görmeyi tercih ederim. Sonuçta adrenalin değil midir peşinde olduğumuz şey? 🙂

Olayların kronolojik sıralamasına bakalım:

  • Maçın bitimine 5.5 saniye kalmış durumda ve Sacramento 97-96 önde. Memphis topu Sacramento yarı sahasına taşımış durumda ve kenardan topu oyuna sokacak.
  • Biraz zor da olsa ve istedikleri pozisyonu yaratamasalar da topu O.J. Mayo ile buluşturmayı başarıyorlar. Hem arkası dönük halde hem de pozisyon dışında topla buluştuğu için oldukça zorlanıyor O.J. Mayo. Hafif bir perdeden geçip dengesiz bir halde fade-away jump-shot’a kalkıyor 3’lük çizgisinin hemen içerisinden ve top çemberden geçiyor! Kalan süre 1.5 saniye! Memphis: 98 – Sacramento: 97
  • Ne oluyorsa bundan sonra oluyor. Sürenin bittiğini zanneden bir görevlinin sahaya girmesine aldırış etmeden topu oyuna sokuyorlar ve 2009/2010 Rookie of the Year Tyreke Evans topu aldığı gibi ufak bir dribbling yapıyor ve kendi yarı sahasının ortalarından şutunu gönderiyor. Top süre dolmadan elinden çıkıyor ve daha havadaki seyahatini sonlandırmadan zıplayarak sahaya giren bir Sacramento oyuncunu bile görebiliyoruz vee sonrasında o da ne, top bir kez daha çemberden geçmek için tereddüt etmiyor ve basket! Süre zaten top havadayken sona ermişti, ve bu basketle Sacramento maçı 100-98 kazanıyor.
  • Maç Sacramento’da olduğu için taraftarın ve oyuncuların çıldırışını görmeniz lazım. Gerçekten böyle bir galibiyet adrenalini tavan yapmak için bir-e-bir!

Buyrun bu da bu heyecan dolu 2 dakikanın videosu:

Bu yazı toplamda 1799, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 1