buyruk | net

to Infinity and Beyond!

Tatil Bitti İstanbul Başladı

| Filed under Hayat

Ve yine uzun bir tatil sonrası İstanbul’a, yine keşmekeşe, karmaşaya, trafiğe, insanların saygısız, düşüncesiz tavırlarına merhaba.

Tatil 9 günlük bir tatil olunca, yüksek oranla insanlar şehir dışına, yurt dışına çıkıp her şeyden uzaklaşmak, kışa girilmeden ele geçen bu son fırsatta dinlenmek rahatlamak istiyorlardı tabii. Ama haliyle bunun sonrası da bir o kadar bir kötü ve sancılı olabiliyor. Yaşayabileceğimiz en katmerli Pazartesi sendromundan bahsediyorum. Bunu da sağ olasın Zaytung hemen kaleme almış:

Bayram Sonrası Yine Acı Bilanço: Kazalarda Hayatını Kaybetmeyen Milyonlarca Çalışan, İşlerinin Başına Döndü

Ben de bu büyük fırsatı değerlendirme şansına nail olanlardandım. Memleketime, ailemin yanına gidip geldim ve bu sefer çok uzun süre kalamadığım için (9 günün 9’unu da kullanamadığım için) son dakikasına kadar kullanmaya karar verip bulabildiğim alabildiğim en geç otobüs biletini tercih ederek, daha önceleri dilimin yandığı son gün sendromuna katlanmaya karar verdim ve Pazar gecesi 23:45’e aldım bileti.

Pazar günü öğleden sonra NTV’nin canlı yayınında helikopterden çekilen görüntüler gerçekten şok ediciydi. Yalova Topçular feribot iskelesinde kimsecikler yoktu. Koskoca alan bomboştu. Hani böyle oradaki park alanı dolu olur, kuyruk gişelerin bile dışına taşar ya, yanına bile yaklaşmıyor, yanlış görmediysem feribotlar sefere başlamak için kapasitenin dolmasını bekliyorlardı. Sadece bunu daha önce 1 belki 2 kere görmüşümdür o da toplamda gittiğim 10’larca seferin yanında herhalde adının bile anılmasını gerektirmez. O derece bir şaşkınlık kaplamıştı beni.

Bu görüntü fazlaca iştahımızın kabarmasına neden oldu. Hiç böyle bir tablo beklemiyorduk. Ben kendimi 8 saatlik bir yolculuğa hazırlamıştım bile, hedefim de uyuyabildiğim kadar uyumak olacaktı. 🙂

İlk olarak kardeşim dönecekti akşam üstü gibi. İlk önce onun raporunu bekledim. Tam prime-time’da gittiği için o geçerken kalabalık değilse, ben geçerken de kalabalık olmayacaktı büyük ihtimalle. Vee beklenen daha çok istenen, umulan gerçek oldu, umutlar iyice yeşerdi. Aynı televizyonda gördüğümüz gibi yollar, feribot tertemizdi, kimsecikler yoktu ortada. Hiç bekleme yapmadan varabilmişti İstanbul’a.

Bunun sevinciyle beraber topladım valizimi. Yol yorgunluğunu, eğri büğrü oturmayı, uykusuz kalmayı hep gözümde büyüten ben, heyecanlanmıştım bu sefer.

Derken, yolculuk saati geldi, vedalaşıldı, otobüse binildi. İlk olumsuzluk hemen göze çarptı, daha şehirden çıkmadan yoğun bir sis başladı. Ama yollar o kadar boştu ki, bu bile yavaş gidilmesini gerektirmedi. Yolda verilen molalar haricinde, gecikme yaşamadan Topçular’a geldik ve ve ve başarmıştık! Bomboştu iskele ve feribotlar yanaşmış yolcuları bekliyordu hareket etmek için. Tabii hemen biz de yerimizi aldık. Hatta ilk defa feribot kapasitesi dolmadan, yarı boşken hareket ettik. Düşünün artık ne kadar süredir bekliyormuş feribot.

Zaten sonrasında da bir trafik olmuyor, hızlıca İstanbul’a, terminale vardık. Ve böylelikle bu sefer de Şehr-i İstanbul’a olan yolculuğum tamamlandı. En başta da söylediğim gibi hoş geldim keşmekeşe, karmaşaya, kalabalığa ve en kötüsü de saygısızlığa ve düşüncesizliğe.

Bu yazı toplamda 2036, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *