buyruk | net

to Infinity and Beyond!

Kocaeli – Bursa – İstanbul

| Filed under Hayat Seyahat

Uzun zamandır seyyahlık serüvenlerime bir ara vermişken, bunun en büyük nedenin kendi tembelliğim ve üşengeçliğim olduğunu anlamamla, kendimi silkeleyip tekrardan yeni bir sayfa açtım. İlk durağım uzun zamandır gitmeyi istediğim ama bir türlü fırsatını bulamadığım kardeşimi, dolayısıyla Kocaeli’ni ziyaret etmek oldu.


Söğütlüçeşme’den bindiğim trenle 2 saat gibi bir sürede vardım Kocaeli’ne. Şimdi adlarını tam olarak anımsayamadığım, birkaç yeri ziyaret ettik, karınlarımızı doyurduk, yürüdük dolaştık. Özellikle Yahya Kaptan muhidi etrafındaki koşu, yürüyüş parkuru, bol yeşili barındırmasıyla büyük takdirimi kazandı. Sakin ve temiz bir ortam, Furtwangen günlerini canlandırdı bende. Halâ da İstanbul’a tam olarak alışmış olamamamın tek nedeni de bu olsa gerek.

Elektronikle ilgili okul projem konusunda da fikir alış-verişi yaptıktan sonra konuştuk, bir şeyler izledik, film, diziler hakkında tartıştık, ben ayrılana kadar da zamanımızı büyük ölçüde bu şekilde değerlendirdik. Beni şaşırtan en büyük husus ise, kardeşimin ev arkadaşlarının bana “Siz” ile hitap etmesi oldu. Nasıl bir resmiyet, ciddiliktir bu? (: Aramızda sadece 2 yaş olmasına rağmen, böyle de hitap edilince sanki 8’e, 10’a çıkmış gibi oluyor fark. Gerek yok böyle şeylere… 😀

Sonraki hafta sonu ise Marmara Bölgesi’nin diğer bir güzide şehri Bursa’ydı sıra. Şeyda ile buluşup tarihi ve yeşil Bursa’yı gezip bol bol fotoğraf çektik. Dilek arkadaşımın önerisiyle bir köfte restoranında yemek yedik, akşama doğru hava kararmaya başlayınca da, maç vaktinin geldiğini anladık. Daha önceden kararlaştırmıştık bu günü ama o zamanlar bir derbi oynanabileceği aklımıza gelmemişti, iyi de denk geldi. Maç başlamadan dönüş biletimi de ayarladım, bu arada da kumpir sefası yaptık. Sonra tahmin ettiğimden daha kolay bir şekilde maçı izleyebileceğimiz düzgün bir yer bulduk. Tabii sigara sorununa bir çare bulmak mümkün değildi, onu zaten baştan kabullenmiştik maalesef. Maçtan sonra da otobüsüme atlayıp düştüm tekrardan İstanbul yollarına. Günübirlik Bursa gezisi de bu hafta sonu için yeterince gezme kontejyanını kullanmış oldurdu bana.

Bir sonraki hafta sonu ise bu sefer seyyahlıktan evsahipliğine geçiş yaptım. Aile boyu olarak Alparslanlar İstanbul’u fethediyordu. Maalesef ki bu sefer fazla hatta neredeyse hiç gezme imkanımız olmadı. Daha çok kıyafet karnavalı şeklinde geçti ziyaret. Araya ise yine bir futbol maçını sıkıştırmayı başardık ama bu sefer stadyumda. (: Futbolu vs.’yi tartışmak istemiyorum, ama son saniyede gelen gol ile büyük sevinç yaşadık be böylece babamın galibiyet serisi de devam etmiş oldu. Her ne kadar gol ortalaması düşmüş olsa da…

Son günümüzü de kıyafet şenliğine uyarak geçirdikten sonra önce kardeşimi sonra da anne-babamı yolcu edip tekrar evimin yolunu tuttum. Uzun bir zamandır Balıkesir’e gidememe rağmen bu şekilde özlemimi gidermiş oldum bir yere kadar, süre çok kısıtlı olsa da. 3 haftalık gezenti macerası da böylelikle vuku bulmuş oldu. Yorgunluk olsa da değdi doğrusu. Bir sonraki macerada görüşmek üzere…

Bu yazı toplamda 2960, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *