buyruk | net

to Infinity and Beyond!

İstanbul Kara Doyamadı, Ben de Bisiklete

| Filed under Bisiklet Hayat

Son birkaç gündür güneş neydi, nasıl oluyordu, ne renkti hatırlayabildik. Ama birkaç gün öncesine kadar oldukça soğuk ve karlı bir kış geçirdiğimiz aşikâr. Bir de karlı olduğu kadar kârlı da olsa iyice tadından yenmezdi ama buna da tavız. Ulaşımı ve hayatı çok güçleştiriyor bu kar ama bir yılda toplasan kaç gün görebiliyoruz ki. O nedenle ben seviyorum galiba bu arkadaşı. Özellikle de yollarda ve kaldırımda tutmuş olduğu zaman, üzerine basıp dolaşırken çıkardığı o “gıcırtı” yok mu, işte o beni saniyesinde rahatlatıyor, mutlu ediyor birden bire.

İşte böyle sokaklar, caddeler, kaldırımlar karla kaplıyken, trafiğe katılım göstermiş araç ve yaya sayısı son derece limitliyken şehrin sokaklarında bir 15 – 20 dakikalık yürüyüşe çıksam kendimi ormanın sessizliğinde yürümüş kadar iyi hissediyorum. Öylesine güzel bir duygu bu işte.

Bu sefer yalnız bir seviye daha ileri gittim ve yaptığım yürüyüşe 2 teker ekledim. Yollarda bisiklet yoktu zaten, hatta pek fazla araç bile yoktu ama ben selemin üzerinde pedalları çeviriyordum. Bu ufaktan çılgınlığı da 31 Ocak 2012 gününde yaptım. İstanbul’da Rekor Soğuk 31 Ocak yazımda zaten o günün özel olarak ekstra soğuk olduğundan hatta 1940’lardan beri kayıda geçen en soğuk 31 Ocak olarak rekor kırdığından bahsetmiştim. Bir nevi test ettim bu soğuğu diyelim.

Maalesef fazla vaktim yoktu, şöyle güzelce dolaşıp ezilmemiş, kirletilmemiş, tertemiz karın tadını çok fazla çıkaramadım. Ama çıkardığım kadarıyla çok büyüleyici bir tecrübeydi. Direk olarak karla kaplı zeminde daha önceden bisiklete binmişliğim de yoktu, böylece bunu da tecrübe etmiş oldum. Bisiklet dağ bisikleti, tekerler de yine aynı kafadan olunca çok sıkıntı olmadı. Tabii çok da kolay olmadığını eklemem lazım. Özellikle karın altında kalan ve önceden kestiremeyeceğiniz bir şekilde buz tutmuş bölgeler ciddi problem tehlikesi olarak karşıma çıktı. Düşmesem de bir kere düşeyazdım ciddi şekilde. Çok dikkatli olup 2 eli de gidondan ayırmamak çok önemli. Böylece doğabilecek ufak sıkıntıları bertaraf etme şansımız olabilir.

Bu kadar konuşup lafı geveledikten sonra biraz da fotoğraf paylaşmasam olmaz. Mekan daha önce de sık sık bahsini ettiğim Caddebostan, hatta Şaşkınbakkal civarı sahil. Tek başımaydım, e dediğim gibi vakit de yoktu, hava da zaten eksilerdeydi; bu nedenle tam istediğim şekilde fotoğrafları çekme şansım olmadı. Zaten eldiveni çıkarttıktan sonra çok fazla süreniz olmuyor, o nedenle hemen karar verip uygulamak durumundasınız. Özetle pek bir düşünme, tasarlama, arama, bulma, odaklanma süreci olmuyor.

Bir şekilde kendi fotoğrafımı da çekmeyi başardım ama oldukça komik ve saçma çıkmış. Soğuktan dolayı suratım kaymış, üstüm başım dağılmış; bu seferlik affediverin.

Bu yazı toplamda 7018, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *