buyruk | net

to Infinity and Beyond!

WTA Championship Istanbul 2011 1. Tekler Yarı Finali: Petra Kvitova vs. Samantha Stosur

| Filed under Tenis

29 Ekim 2011 Cumartesi – Yarı Finaller Günü

2. Maç – Tekler Yarı Finali: Petra Kvitová vs. Samantha Stosur: 5–7, 6–3, 6–3

Güne bir çiftler maçıyla başladıktan sonra sıra gelmişti tekler maçlarına. Hem bu maçın hem de bir sonraki Azarenka vs. Zvonareva maçlarının çekişmeli geçmesini bekliyordum. Özellikle Stosur, Eylül ayında Serena Williams karşısında Amerika Açık’ı kazandıktan sonra çok fazla gündeme gelmiş ve o finaldeki performansı çok fazla konuşulmuştu. Bu turnuvada da yüksek bir performans göstereceğini tahmin ediyordum. Diğer yandan Kvitova seneye Wimbledon’ı kazanarak başlamıştı ve tabii birçoklarını şaşırtmıştı bu çıkışı. Senenin geri kalanında tam olarak bu performansını sürdürdüğünü söylemek güçtü ama yine de turnuvaya 3. seribaşı olarak gelmeyi başardı. Buna ilaveten turnuvaya gelene kadar kariyerinde oynadığı bütün salon maçlarını kazanması da ayrı bir olumlu motivasyon kaynağıydı kendi adına. Tabii 1990 doğumlu bir tenisçinin kariyerinin çok uzun olmadığı aşikâr ama yine de %100’lük bir başarı da hiç gözardı edilebilir bir performans değildi.

Böyle düşünüldüğünde aşağı yukarı dengede gibi görünüyordu maç. Hatta Amerika Açık şampiyonluğu ve de tecrübesiyle Stosur’u daha önde görüyordum ben. Zaten Kvitova’ya karşı pek sempati beslemiyordum, sanırım hala da beslediğim söylenemez. Nedenini tam olarak bilemiyorum, belki garip ince cırtlak sesiyle attığı çığlıklar, belki de izleyenlerle çok cana yakın ve sempatik bir ilişki kuramaması. Sonuç olarak hem mantıken Stosur’u önde görüyor, hem de onun kazanmasını istiyordum. 

Ama sonuç pek de düşündüğüm gibi olmadı. İlk seti Stosur aldı almasına, fakat akabindeki iki seti 6-3’lük skorlarla alan Kvitova oldu ve finale yükselmeyi başardı. Bu arada Kvitova’nın grup maçlarının hepsini kazanan tek oyuncu olduğu da hatırlatayım. Aslında salondaki performansının ne kadar üst seviye olduğunu sadece buradan bile anlaşılabiliyordu ama işte saydığım nedenlerden ötürü Stosur’u önde görmüştüm ben biraz daha.

Kvitova tarzı gereği daha çok  riske giren, daha agresif oynayan bir oyun oynadı. Bu da tabii hem winner hem de basit hata sayılarının yüksek olmasına neden oldu. Maçta 38 winner, 39 basit hatası vardı. Stosur’un ise bu iki istatistiği de biraz daha küçük sayılar içeriyordu ama onunki de dengedeydi: 16 – 18. Fark yaratan servis kırma puanlarından yararlanma başarısı oldu. Petra 11 servis kırma puanı yakaladı ve bunların 5’ini değerlendirdi. Sam’in oranı ise 3/6 oldu.

Maç esnasında dikkatimi çeken bir diğer olay ise oyuncuların antrenörlerinin oyun aralarında korta gelip oyuncularla bir-e-bir konuşması oldu. Daha doğrusu bunu sadece Petra tercih etti ve maç esnasında bir iki kere antrenörü yanına geldi ve durum değerlendirmesi yaptılar. Çok emin olmamakla birlikte sanırım sezon içerisindeki diğer sıralama turnuvalarında böyle bir şansları yok. Bu WTA Championship’e özel bir durum. Petra da bu fırsat varken özellikle geriye düştüğü ve sıkıntı yaşadığı durumlarda bu hakkını kullandı. Gerçekten de antrenörünün yanına gelişini takiben de performansı genelde yükseliş gösterdi.

Şimdi de bu maçın fotoğraflarına geçelim:

Bu yazı toplamda 6293, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *