buyruk | net

to Infinity and Beyond!

Balıkesirspor – Alibeyköy 25 Kasım 2009

| Filed under Futbol Seyahat

Kurban bayramı vesilesiyle Balıkesir’deyim. Ve şans bu ya, Balıkesirspor’un son oynaması gereken lig maçı, rakip takımdaki -Alibeyköy- grip oyuncuların fazlalığı nedeniyle ertelenmişti ama maçın oynanacağı tarih belli değildi. Geldikten sonra federasyonun kararı açıklandı ve maç bugüne, 25 Kasım’a ertelendi. Biz de kardeşimle planlarımızı yaptık ve maç saatinde stada doğru yollandık.

İstanbul’da insanın bazı durumlarda saatler öncesinden evden çıkması gerekiyor ama bugün biz galiba maçtan bir 5 dakika falan önce evden çıktık ve daha maçın başlama düdüğü çalmadan, stada varmış, biletlerimizi almış, tribüne çıkıp kendimize yer beğenmiş ve oturmuştuk bile. 🙂 Balıkesir’i seviyorum.

Bu arada kapalı tribün bileti: 15 Lira. O kadar da ucuz değil aslında bir 3. lig maçı için.

Bir 12 saat kadar önce Barcelona – Inter maçını izlemiş olmam biraz talihsiz bir durum oluşturdu. Birdenbire adapte olamadım maça. Ama yine de daha baskılı oynayan taraf olmamız ve 2-0’lık bir galibiyet elde ederek tekrar liderlik koltuğuna yükselmemiz beni keyiflendirmeye yetti.

Bu tip alt liglerin maçlarına imkanınız varsa gitmenizi tavsiye ederim gerçekten. Maç kalitesi tabii ki Süper Lig düzeyinde değil ama taraftar çok eğlenceli ve maç sırasında insanlardan oldukça esprili ve normalde fazla duymadığınız türden yorumlar geliyor. Gidip görmeye değer!


Balikesirspor – Alibeykoy 25 Kasim 2009 from buyruk on Vimeo.

Bu yazı toplamda 7998, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 2

Sergio “Kun” Agüero

| Filed under Avrupa Futbol Yurt Dışı

Son zamanlarda NTV/NTVSPOR ve de Championship Manager 2010 yardımlarıyla La Liga‘yla bir hayli haşır neşir oluverdim. Maçları izlerken, oyuncuları incelerken daha önceleri bildiğim ama niyeyse nedenini merak etmediğim bir noktaya takıldım bu sefer.

Dünya futboluyla, La Liga’yla az çok ilginiz varsa, başlıktaki ismi muhtemelen tanıyorsunuz. Sergio Agüero, Messi ile beraber son yıllarda Arjantin’in yetiştirdiği en büyük yeteneklerden biri olarak gösteriliyor. 15 yaş 35 günlükken, Maradona‘nın 1976’da kırmış olduğu Arjantin 1. Ligi’nde de forma giyen en genç oyuncu olma rekorunu kıran 1988 doğumlu bu genç futbolcu aynı zamanda da Atletico Madrid formasıyla son 2 sezonda 45 gol atıp 20 asist üretti.

Peki bu başarılı sporcunun lakabı “Kun” nereden geliyor? Sergio’nun büyük anne ve büyük babası koymuş torunlarına bu lakabı. Torunlarını bir Japon anime karakterine benzetmişler ve oradaki ana karakterin isminden esinlenerek “Kun” lakabını uygun görmüşler. Anime serisinin adı ise Kum Kum.

Ya hakikaten benziyor mu diye sorarsanız, evet bence benziyor -en azından saç stilleri- yalnız Japonya’ya göre dünyanın diğer bir ucunda (Arjantin) oturan yaşını başını almış dede/babaanne/anneanne’nin nasıl oluyor da bu Japon animesinden haberi oluyor, nasıl oluyor da bu animeye denk gelip bu seriyi izleme fırsatı bulabilmişler pek bir anlam veremedim. Bağlantı kurabilen, işin arka planını bilen varsa beri gelsin…

Son olarak, Sergio Agüero’nun formasının arkasında yazan isim ise “Kun Agüero. Yani kendi ismi yerine formaya lakabının yazılması, lakabıyla anılmayı tercih ediyor aynı zamanda.

Daha detaylı bilgi için -> Wikipedia -> http://en.wikipedia.org/wiki/Sergio_Ag%C3%BCero

Bu yazı toplamda 55734, bugün ise 33 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 23

Metin Düzenleme Programcıkları 1

| Filed under Bilgisayar Internet

Benim de birçok insan gibi günlük işlerimin bir parçası olarak bazen elimdeki metinleri düzenlemem, bunları derli toplu ve kullanışlı hale getirmem gerekiyor. Hepiniz takdir edersiniz ki bu işlemleri manuel olarak yapmak bazen çok sıkıcı olabiliyor ve tamamen insan kendini boşa kürek çekiyormuş gibi hissediyor. Tabii ki belli başlı fonkisyonları uygulamak için çeşitli programcıklar var ve ben de ihtiyacım oldukça bunları aratıp bulup kullanıyorum. Yavaş yavaş bunlardan bahsetmek istiyorum ve son kullandığım programcıkla başlıyorum.

Bu seferki senaryomuzda elimde bir ürün listesi vardı yalnız bazı ürünlerden birden fazla sefer girilmiş ve bu da gereksiz bir kalabalığa neden oluyordu. Ben de her modelden sadece bir tane olacak şekilde metini düzenlemek istiyordum yani amacım fazlalıklardan kurtulmaktı.

Excel’i veya Word’u çok üst seviyede kullanmadığım için bilemiyeceğim, muhtemelen onların da bu şekilde bir fonksiyonu vardır ama ben direk olan Google amcaya tanıştım bu konuda. Ve kendisi de beni Word ya da Excel’in belli bir fonksiyonuna yönlendirmek yerine, sırf bunun için yapılmış bir siteye yolladı beni. Kullanılması çok kolay ve sadece bunun için tasarlanmış bir site olmasından ötürü kısa sürede işimi halledebildim.

Efendim, linkimiz bu şekildedir: http://www.tracemyip.org/tools/remove-duplicate-words-in-text/

Ve aşağıda görmüş olduğunuz ekran görüntüsündeki şekilde de kullanıyoruz. Metinimizi yukarıdaki kutuya giriyor ve Original Order tuşuna tıklayıp sonucumuzu aşağıdaki kutudan alıyoruz.

remove-duplicate

Bu yazı toplamda 5385, bugün ise 6 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 0

BISIKLET: ETAP VERILERI 20 EYLÜL 2009

| Filed under Bisiklet

Bugün de yine hava geçen hafta olduğu gibi kapalıydı ve zaten hava durumuna göre yağmur bekleniyordu. Ama saat 16’ya kadar pek yağmur yüzünü göstermedi, sonra ise kısa bir çiseledikten sonra durdu. Bundan sonra güneş de azıcık da olsa belirince hemencecik Çağdaş’la atladık bisikletlere indik sahile.

Sahile varınca rüzgarın iyice etkisini gösterdiğini fark ettik. Çok fazla tempolu gitmesek bile rahatsız ediciydi bu ve de üşütmekten çekindiğimizden fazla yol yapamadık. Hatta tam dönüş yoluna geçmeye karar vermişken bir de yağmur başlayınca planlar iyice bozuldu.

Yağmurdan kaçarken bir benzinliğe sığındık ve bu sırada inik lastiklerimize hava bastık. Yola çıkmadan da sele yüksekliğini de biraz arttırmıştım. Bu gibi küçük optimizasyon çabalarının bile gözle görülebilir, hissedilebilir bir fark yaratacağı kanısındayım. Nitekim test ettiğim kısa süre içerisinde de bunun aksini gösterecek bir şeye rastlamadım. Bu konuda yeni taktikler öğrendikçe uygulamaya devam edeceğim. Paylaşmaktan çekinmeyin.

Verilerimiz ise şöyle:

  • Toplam Katedilen Yol: 21.12 km
  • Maksimum Hız: 38.37 km/s
  • Ortalama Hız: 15.36 km/s

Bu yazı toplamda 7530, bugün ise 3 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 5

BISIKLET: ETAP VERILERI 13 EYLÜL 2009

| Filed under Bisiklet

caddebostanSağanak yağmur, kapalı hava, çamurlu yollarla karşılaşacağım diye bugün için pek ümidim yoktu bisiklet konusunda. Sabah kalkınca da etrafı şöyle bir kolaçan ettim, yağmur pek yağıyor gibi görünmese de yollar halâ ıslak ve yer yer çamurdu.

Böyle umutsuz bir şekilde başlamışken güne, markete gitmek için dışarı çıktığımda hava nedense bana çok güzel geldi. Hafif serin ve yeni yağan yağmur nedeniyle de daha bir temizdi sanki. Bisiklete de binemeyeceğimi düşünerek biraz koşup vücudumu kurtarmak istedim miskinlikten. Sanıyorum 3, 4 km kadar koştum. İnsanı yoracak kadar uzun değil ama miskinliği atmak için yeterliydi. Sonrasında eve gelip yağmurun tekrardan yağmaya başlamasını beklemeye başladım.

Saatler geçti ama aradaki 5’er, 10’ar dakikalık çiselemelerin haricinde pek su damlası düşmedi. Akşama doğru da tekrar güneş yüzünü gösterince, yerler de kurudu, ben de tabii ki atladım bisiklete.

Yine aynı güzergâhtan indim sahile. Bu sefer biraz daha sahilde dolaşmak niyetindeydim. Denizden esen rüzgârın çok sert olmayacağını umuyordum çünkü. Öyle de oldu şansıma. Günler sonra güneş yüzü gördüğümden olacak ki, daha bir enerji doluydum. Böyle olunca da normalde biraz daha yüksek bir tempoda gideyim dedim. Bir süredir aklımda etabı 20.00+ km/s ortalama hızla tamamlamak vardı. Daha önceki girdilerden de görebileceğiniz gibi bu hedefe maalesef pek yakın değildim. 16’lar civarında kalıyordum.

Buradaki en büyük engel sahilde, düz yolda yapılan hızın aksine evden çıkış ve eve dönüş zamanında geçilen kalabalık ve dar yollarda, yayalar ve araçların arasından yer bulmak için çabalamak ve bu uğurda düşülen çok düşük hızların, 5 – 6 km/s, genel ortalamayı oldukça fazla düşürmesi.

Ufak bir hesapla tüm etabı 20.00 km/s ortalamanın üzerinde bitirmek için, dönüş yoluna geçmeden en azından 22, 23 ortalamayı tutturmak gerekiyor. Tabii bu senaryo da dönüş yolunda harcanak sürenin toplam sürenin çok küçük bir kısmını oluşturduğu durumda geçerli. Aksi takdirde 25 ve daha üstü ortalamalar gerekecek.

Ben de sahildeyken çoğunlukla 24, 25 km/s civarlarında seyredip ortalamamı yüksek tutmaya çalıştım. Bir yandan pedallara yüklenirken bir yandan da denizi ve etrafı seyrederken  aklıma 2. bir hedef geldi. O da 20 x 2 yapmak. Yani toplam katedilen mesafede 20 km’yi geçmek ve bunu en az 20.00 km/s ortalama hız tutturarak yapmak.

Hedefi büyütünce iş daha da zorlaştı. Sahilden Bostancı istikametine doğru ilerledim, Bostancı iskeleyi geçtikten sonra yeniden sahildeki yola çıktım ve Maltepe tarafına doğru ilerlemeye başladım hızımı koruyarak. Sahil yolu bitene kadar devam ettim ve yol sonlanınca dönüş yoluna geçtim. Zaten de o zaman mesafe 10-11 km’yi gösteriyordu yani dönüşü tamamladığım takdirde ilk 20’lik hedefe ulaşmış olacaktım.

Bu arada tam nereye kadar geldiğimi anlamak için de, yolun karşısına baktım ve Maltepe Kız Teknik Lisesi’si gördüm. Belki içinizden duyan, bilen vardır, fikriniz olması açısından eklemek istedim.

Dönüş yolunda da bu sefer rüzgâr karşıdan esmeye başladı ve yol boyunca devam etti. Hızıma tabii bunun direk etkisi oldu ve 20-21’lere anca tutunabildim.  Caddebostan taraflarından eve dönüş yoluna geçerken ortalamam 22 civarındaydı. Ve eve varana kadar da sürekli düşen ortalamayı kıyısından da olsa 20’nin üzerinde tutmayı başarabildim.

Verilerimiz şöyle:

  • Toplam Katedilen Yol: 21.20 km
  • Maksimum Hız: 41.51 km/s
  • Ortalama Hız: 20.08 km/s

Ve böylece 20 x 2 hedefini tutturmuş oldum. Bundan sonra 21 x 2, 22 x 2 gibi hedefi arttırarak yükseltmeyi planlıyorum.

Pazar gününü de bu şekilde yorgun kapatıyorum ya hadi hayırlısı…

Bu yazı toplamda 3671, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 0