buyruk | net

to Infinity and Beyond!

Barry Farber: How to Learn Any Language

| Filed under kitap Kişisel Gelişim Yurt Dışı

Çalışmaya başladığımdan beri ilk defa bu Temmuz peş peşe 2 hafta izin aldım. Gerçekten uzun süre bu kadar ofisten, işten uzak kalınca insan birçok şeye vakit bulabiliyormuş bunu da görmüş oldum.

Birikmiş olan RSS’lerimi bitirdim, ReadItLater yaptığım birçok makaleyi de okudum. Hatta uzunca olan birkaçını da ofisteyken yazıcıdan yazdırmıştım, öyle olunca da onları okuması daha bir keyifli daha bir zevkli oldu.

Bunların yanında geçen yılların en popüler kitabı The Secret‘ı ve de Barry Farber’ın How to Learn Any Language‘ini de okudum.

Secret’ı anlatmama gerek yok sanırım, özellikle bayanların, pardon kadınların yoğun şekilde okumuş oldukları, hatta akabinde her muhabbette konusunu geçirdikleri bir kavram olmuştu Secret. Tabii anlatılanlar güzel şeyler, gerçekten işe yarar mı bilmek güç ama her zaman istenen sonuca erişilmesi pek de olası olmasa gerek diye düşünmeden alamıyor insan kendini. Tabii yine de bu yazıyı okuyup “Secret”ında başarılı olmuş birisi varsa, hikayesini dinlemek isterim…

(more…)

Bu yazı toplamda 9283, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 6

My Outsourced Life

| Filed under Bilgisayar Hayat Internet Teknoloji

A.J. Jacobs‘un aynı bu başlıklı, yani “My Outsourced Life” isimli makalesinden Fatmanur Erdoğan’ın blogunu okurken haberim oldu. A.J. Jacobs kim diyecek olursanız, kendisi Esquire dergisinin Genel Yayın Yönetmeni.

Yazının içeriğine ve nelerden bahsettiğine çok fazla değinmek istemiyorum, bu 3 kelimelik başlık oldukça yeterli bir şekilde özetliyor zaten içeriği.

Ama bu outsource kelimesi yok mu, iş hayatlarımıza, hatta gündelik hayatlarımıza girip onları evirip çevirmeye, düzenlerimizi bozmaya başladı. Bazen bir muhabbet konusu, bazen de bazı durumlarda bir probleme çözüm olarak karşımıza çıkar oldu. Tabii özellikle bunun yaygın olarak kullanıldığı sektörlerde (Information Technology/Information Systems şeklinde dallandırabileceğimiz bilişim sektöründe) onsuz yaşayamayacağımız bir gerçek haline geldi. Özellikle bu sektörde ve genel olarak ekonomide daha önde yer alan ülkelerde (ABD, Kanada, İngiltere, Almanya, Fransa vs.) bilişim sektöründe çalışanların hepsinin yıllardır aşina olduğu bir kavram. Bizde de bu biraz daha geç olgunlaşsa da sanırım artık bizde de bunu bilmeyen yok.

Oursourced Life

Makale dürüst olmak gerekirse biraz uzun, özellikle sitenin tasarımından dolayı daha da uzun görünüyor insanın gözüne. Yine de Fatmanur Hanım çok güldüğünü ve keyifle okuduğunu söylediği için ben de bu yazıyı okumaya karar vermiştim ama böylesine uzunlukta bir yazıyı bilgisayar başında keyifle okuyamayacağımı da biliyordum. Ben de yazıcıdan çıktı olarak alıp eve getirdim. Akabinde de akşam yemeğimi bile yemeden okuyup bitirdim.

Hani derler ya “bir nefeste okunuyor” diye, aynı o şekilde ben de makaleyi bir çırpıda yuttum. Sizlere de tavsiye ediyorum. Hem farklı kültürleri yansıtan hem de nükteli bir tarzda yazılmış bir sohbet aslında, baştan beri makale diyip durduğuma bakmayın. 🙂

* Görmüş olduğunuz karikatürü Oursourced Job‘tan aldım.

Bu yazı toplamda 14269, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 6

Popüler Fırsat Siteleri, Sonu Gelmeyen Mailler, Boşa Giden Fırsatlar

| Filed under Hayat Internet Teknoloji

Fırsat siteleri bildiğiniz üzere bir anda türedi ve etrafı sardılar tamamen. Ben de tabii ki birkaç tanesine üye olup zaman zaman fırsatları inceliyordum. Ama tabii eskiden 1 günde sadece 1 fırsat oluyordu ve fazla vakit harcamadan bu fırsatın detaylarını inceleyip sonradan işinize devam edebiliyordunuz.

Zaman geçtikçe hem site sayısı hem de sitelerdeki fırsat sayısı durdurulamaz derecede arttı. Ve hemen hepsi her sabah attığı spam mailler ile günün fırsatlarını haber vermeye başladılar. Her gün ofise gelip bilgisayarımı açtığımda bu tarzda 5, 6 mail ile karşılaşmaya başladım. Hadi bir sefer baktım inceledim, iki sefer baktım inceledim. Daha fazlasına dayanamadım ve bu newsletter’lardan çıkmaya karar verdim.

Öncelikle her sabah gönderilen maillerdeki “Unsubscribe” linklerini denedim. Maalesef burada denedim fiilini kullanabiliyorum, çünkü aşağı yukarı bu denemelerin yarısı başarıyla sonuçlanmadı. Ya tıkladığım linklerin açtığı sayfalar 404 hatası veriyordu, yani verilen linkler çalışmayan, ölü linklerdi; ya da çıkan sayfadaki formu doldurup bana bir daha bu tip mail gönderilmesini istemiyorum dememe rağmen, sanki hiçbir şey yapmamışım gibi her sabah mail gelmeye devam ediyordu.

(more…)

Bu yazı toplamda 6733, bugün ise 2 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 6

Zaz Je Veux – I Want – İstiyorum

| Filed under Müzik

Beni yakından tanıyanlar bilirler, müzikle hiçbir zaman sıkı fıkı olmamışımdır. Daha çok anlık dinliyorum sanırım ben müziği. Yani böyle sürekli olarak her gün saatlerce dinlediğim hiç olmamıştır. O ana göre, hislerime göre beni mutlu edecek, enerjimi katlayacak, farklı duygu ve düşüncelere sürekleyecek şarkıları dinlerim çoğunlukla.

Bu paylaşmak istediğim şarkı da aynı bu şekilde hiç ama hiç üzmüyor, kederlendirmiyor ve tamamen pozitif duyguları canlandırıyor. Fransızca ve Fransızlarla da aram aslında çok iyi değil, ama beğendiklerimi, hoşuma gidenleri de takdir etmekten çekinmem.

“Je Veux” bu takdir ettiklerimden biri olsun. Sözlerinin Fransızca olmasından mütevellit, dinlerken ne olup bittiğini, nelerden bahsedildiğini anlamak benim için şu aşamada imkansız. Tabii ki şarkıyı dinleyip beğendikten sonra meraklanıp sözlerinin İngilizce tercümesini arattım. Ve bana sorarsanız sözler de müziğin içinizde yarattığı hislerle tamamen paralel.

(more…)

Bu yazı toplamda 7038, bugün ise 2 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 6

Şımarık Mıyız?

| Filed under Hayat

Ülkemizde birçok farklı kesimden, etnik kökenden, değişik gelir gruplarından insanları görmek neredeyse hemen her yerde mümkün. Tabii söz konusu İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerimiz olunca, kapsama alanı iyice genişliyor.

Başlıktaki soruyu dönem dönem kendime soruyorum. Öylesine enstantanelere denk geliyorum ki, bu ülke ne çileler çekti, ne badireler atlattı, başka bir millet olsa çoktan huniyi kafaya takmıştı dedirtiyor; öylesineleri de var ki, görünce şaşkınlıktan ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemiyorum, insanların bu kadar ben merkezli olup diğer insanların var oluşlarına saygı duymamalarına, gösterilen iyi niyete burun kıvırmalarına, hatta o kıvırdıklarını burunlarının anlamsız derecede kalkık olmasına zerre kadar anlam veremiyorum.

(more…)

Bu yazı toplamda 2634, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 3