buyruk | net

to Infinity and Beyond!

Podcast Dünyasına Adım Attık

| Filed under Spor

Ne kadar spor ile içli dışlı olduğumu bilmeyen yok. Zaten beni hiç tanımayan birisi bile gelip şöyle bir bloga ya da Twitter hesabıma göz gezdirse, benim hakkımdaki ilk düşüncesi sporla ilgili olurdu herhalde. Evet birçok nedenden dolayı hem yapmak hem de izlemek açısından farklı farklı spor branşlarıyla ilgiliyim. (Sanırım bunun arkasındaki nedeni iyice düşünüp tartıp ayrı bir yazı olarak da yazmam gerekecek.) Hem yerinde, hem de televizyonda tabii ki internette de birçok maç izliyorum böyle olunca. Sık izlediğim ve takip ettiğim branşlar ile ilgili yorumlarım oluşmaya başladıkça aslında her turnuva sonrasında detaylı bir yazı yazmak istiyorum blogda. Ama maalesef her zaman bu şansım olmuyor. Zamanı daha iyi nasıl kullanabilirim diye düşünürken, ülkemizde de iyice yaygınlaşmaya başlayan Podcast fikrini Doruk ile değerlendirirken buldum kendimi. Birbirimizi gaza getirip Podcast dünyasında yer almaya karar verdik.

Yazının devamı için lütfen tıklayın

Bu yazı toplamda 89, bugün ise 89 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 0

WTA Championship Istanbul 2011 2. Tekler Yarı Finali: Victoria Azarenka vs. Vera Zvonareva

| Filed under Tenis

29 Ekim 2011 Cumartesi – Yarı Finaller Günü

3. Maç – 2. Tekler Yarı Finali: Victoria Azarenka vs. Vera Zvonareva: 6–2, 6–3

Azarenka grup maçlarının ilk 2′sini kazandıktan sonra sonuncusunu Bartoli’ye kaybetmiÅŸti ama yine de beyaz grubu 1. sırada tamamlamayı baÅŸardı. Zvonareva ise Kvitova’nın ardından kırmızı grubun 2.’si olup yarı finale çıkmayı hak kazandı. Kırmızı grupta sıralama çok ilginç oldu aslında. Kvitova zaten 3 maçın 3′ünü de kazanıp rahat bir ÅŸekilde 1. oldu. Ama Wozniacki, Zvonareva ve Radwanska hepsi 1 maç kazanıp 2 maç kaybettiler ve sadece averajla sıralandılar. Hatta 3′ü de 3 set kazanıp 5 set kaybettiÄŸi için, averaj set sayılarına göre deÄŸil de puan sayılarına göre sıralandı ve önde gelen isim Zvonareva oldu. Özetle 3 maçın sadece 1′ini kazanıp yarı finale çıkmak çok güzel bir duygu olsa gerek. :)

Anlaşılacağı üzere favori olan isim Azarenka’ydı. Maç boyunca da çok fazla zorlandığını söyleyemeyiz. Genel olarak önde götürdü ve kırdığı servislerle de 6-2 ve 6-3 gibi rahat skorlarla karşılaÅŸmayı 2 sette kazanıp finale çıkmayı baÅŸardı. İlk sette 3 kere servis kırması bile tek başına Victoria’nın performansını anlatmak adına oldukça yeterli bir kriter. Vera ise maç içinde pek bir seri yakalayamadı ve daha çok Azarenka’nın hızını frenlemeye çalıştı, bunda da baÅŸarılı olamadı. Kendi servislerine de fazla tutunamadı ve turnuvadan yarı finalde elenmiÅŸ oldu. Özetle WTA Championship’te toplam 4 maç yaptı, sadece 1′ini kazandı ama adını yarı finalde elendi olarak yazdırabildi. :)   Yazının devamı için tıklayın

Bu yazı toplamda 151, bugün ise 6 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 0

WTA Championship Istanbul 2011 1. Tekler Yarı Finali: Petra Kvitova vs. Samantha Stosur

| Filed under Tenis

29 Ekim 2011 Cumartesi – Yarı Finaller Günü

2. Maç – Tekler Yarı Finali: Petra Kvitová vs. Samantha Stosur: 5–7, 6–3, 6–3

Güne bir çiftler maçıyla baÅŸladıktan sonra sıra gelmiÅŸti tekler maçlarına. Hem bu maçın hem de bir sonraki Azarenka vs. Zvonareva maçlarının çekiÅŸmeli geçmesini bekliyordum. Özellikle Stosur, Eylül ayında Serena Williams karşısında Amerika Açık’ı kazandıktan sonra çok fazla gündeme gelmiÅŸ ve o finaldeki performansı çok fazla konuÅŸulmuÅŸtu. Bu turnuvada da yüksek bir performans göstereceÄŸini tahmin ediyordum. DiÄŸer yandan Kvitova seneye Wimbledon’ı kazanarak baÅŸlamıştı ve tabii birçoklarını ÅŸaşırtmıştı bu çıkışı. Senenin geri kalanında tam olarak bu performansını sürdürdüğünü söylemek güçtü ama yine de turnuvaya 3. seribaşı olarak gelmeyi baÅŸardı. Buna ilaveten turnuvaya gelene kadar kariyerinde oynadığı bütün salon maçlarını kazanması da ayrı bir olumlu motivasyon kaynağıydı kendi adına. Tabii 1990 doÄŸumlu bir tenisçinin kariyerinin çok uzun olmadığı aÅŸikâr ama yine de %100′lük bir baÅŸarı da hiç gözardı edilebilir bir performans deÄŸildi.

Böyle düşünüldüğünde aÅŸağı yukarı dengede gibi görünüyordu maç. Hatta Amerika Açık ÅŸampiyonluÄŸu ve de tecrübesiyle Stosur’u daha önde görüyordum ben. Zaten Kvitova’ya karşı pek sempati beslemiyordum, sanırım hala da beslediÄŸim söylenemez. Nedenini tam olarak bilemiyorum, belki garip ince cırtlak sesiyle attığı çığlıklar, belki de izleyenlerle çok cana yakın ve sempatik bir iliÅŸki kuramaması. Sonuç olarak hem mantıken Stosur’u önde görüyor, hem de onun kazanmasını istiyordum.  Yazının devamı için tıklayın

Bu yazı toplamda 134, bugün ise 2 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 0

WTA Championship Istanbul 2011 1. Çiftler Yarı Finali: Peschke – Srebotnik vs. King – Shvedova

| Filed under Tenis

29 Ekim 2011 Cumartesi – Yarı Finaller Günü

1. Maç – Çiftler Yarıfinali: KvÄ›ta Peschke - Katarina Srebotnik vs. Vania King - Yaroslava Shvedova: 6-3, 6-4

Televizyonda sürekli tekler maçları verildiÄŸi için, sanırım bu maça kadar bir çiftler maçını baÅŸtan sona kadar izleme ÅŸansım olmamıştı. İzlerken birkaç kural deÄŸiÅŸikliÄŸi olduÄŸunu fark ettim. Hatta çevremizdeki bazı seyirciler de benimle aynı durumdaydı, onlar da ÅŸaşırmıştı. Önce hakemin atlamış olabileceÄŸini düşündük hep beraber (iÅŸte cehalet böyle bir ÅŸey) ama sonradan anladık ki çiftlerde bazı kurallar farklıymış. :) Yanlış hatırlamıyorsam bunlardan birisi de “deuce – berabere”nin olmayışıydı. Oyun içinde skor 40-40′a gelse bile sayıyı alan direk kazanıyordu. Çok emin deÄŸilim ama sanırım böyleydi. Aradan 3 ay geçince haliyle bazı detayları hatırlamakta güçlük çekiyorum. :S

Çiftlerde rallilerin çok daha kısa sürdüğünü hatta karşılıklı yapılan vole ve smaçlarla zaman zaman iyice masa tenisi kıvamına geldiğini anladım. Bu da maalesef benim açımdan seyir zevkini düşüren bir faktör. Kimileri ama oyunun hızı artıyor, sürekli vuruşlar yapılıyor, maç daha zevkli bir hale geliyor dese de benim için çok fazla öyle değil maalesef. Her sporda olduğu gibi teniste de mücadeleyi, sahanın bir başından diğerine koşturmayı, karşılıklı yapılan vuruşlarla uzayan rallileri seviyorum. Mücadele ve rekabet hat safhada olmadan rahat etmiyorum kısacası. O nedenle çiftler tenisini çok fazla beğenmedim. Belki karışık çiftler olursa iş biraz daha eğlenceli hale gelebilir. Ama onun haricinde çok fazla zevk alabileceğim bir şey gözükmedi, kadın tenisinin en üst seviyesindeki maçları izlememe rağmen. Tabii bir de erkeklerin çiftler maçını izlemem lazım tam olarak bir kanıya varabilmem için. Böyle diyerek de ufaktan bir açık kapı bırakayım.  Yazının devamı için tıklayın

Bu yazı toplamda 151, bugün ise 2 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 0

Bisiklet Günlüğü: 15 Ocak 2012 Pazar

| Filed under Bisiklet Spor

Dün hava oldukça kötüydü; yağmur, rüzgar sürüşü çok zorlaştırıyordu. Detaylar için -> Bisiklet Günlüğü: 14 Ocak 2012 Cumartesi. Bugün ise taban tabana zıt bir havayla karşılaştım. Kar, yağmur yerini güneşe bırakmıştı, rüzgar da meteor.gov.tr ölçümlerine göre dünün yarısından bile azdı. Yerler bile kurumuştu hatta. Ben de daha bir iştahla çıktım bu sefer yola. Doruk olmadığı için Garmin de bendeydi, bu da detaylı veri de alabileceğim anlamına geliyordu.

Dün kimsecikler yoktu ortalarda, bugün de güneşi gören gelmiş gibiydi. Rahatlıkla yüzden fazla insan vardı, hatta yüzlerce bile diyebilirim. Bu da tabii aslında sürüş koşullarını zorlaştıran başka bir faktör. Çünkü vatandaşlarımız kendilerinde bisiklet yolunda yürüme, köpeklerini bisiklet yolunda gezdirme, çocuklarıyla, bebekleriyle bisiklet yolunda oynama hakkını gördüğü için, sık sık fren yapmam, hatta durmam gerekti, bu da tempomu bozdu.

Yine de standart rotayı uzatıp 20 km’nin üstüne çıkabildim. Arada trafiÄŸe girmem de gerektiÄŸi için orada da hızım ve kadansım düştü tabii ki. Bu sürüş verilerine de yansıdı haliyle. Detaylar aÅŸağıda. Devamı için tıklayın

Bu yazı toplamda 197, bugün ise 4 kez görüntülenmiş.

by buyruk | tags : | 0